Alamut'a Dönüş: Güvercinin Gerdanlığı- Ernst W. Heine

Merhaba :) 

Yazmak istediğim çok konu var ama yine bir kitap yorumu ile karşınızdayım. Kitaplar vazgeçilmezim olunca, e bir de yaz tatilinde daha çok yazma fırsatı bulunca bazı meseleleri öteleyip bol bol kitap tanıtmak istiyorum sizlere. Dikkat ettim de okuduğum kitaplar içerisinde hep beğendiklerimi yorumlamışım. Okuduğum ama hakkında çok da olumlu düşünmediğim kitaplar hakkında hiç yazmamışım. Bunun doğru olmadığını düşünüyorum. Artık bu konuda daha objektif olmaya karar verdim. :) 

Alamut'a Dönüş'ü beğenmediğim kitaplar listesine almayı uygun görmüyorum fakat 'mutlaka okunması gereken kitaplar' listemde de yer edinebilmiş değil. Aslında konusu itibariyle çok ilgi çekici ve sürükleyici bir kitaptı. Neden arada kaldığımı soracak olursanız içindeki gayri ahlaki kısımların çok fazla olması ve bir batılı gözüyle Müslümanlığın son derece çarpık bir şekilde anlatılması en temel sebeplerim. Toplumlarda kültüre veya dine aykırı unsurların barınması şaşırtıcı bir durum olmasa da romanın özellikle sonlarına doğru sıklıkla 'yok artık' diyerek devam ettim. Özetle 'aşırı ve rahatsız edici boyutta cinsellik' içeren bir romandı. 

Konusu ise oldukça ilgi çekici. Hasan Sabbah ve Alamut Kalesi'nden bahsediyor. Konuya ilgi duyanlar için okunabilir nitelikte bir tarihi roman. Bu konuda çok beğenilen bir başka eser ise Vladimir Bartol'un Fedailer Kalesi Alamut adlı romanıymış. En kısa zamanda bu kitabı da okuyup yorumlayacağım.

Ana karakterimiz Orlando. Adrian adında bir ikiz kardeşi var. Orlando ve Adrian birer tapınak şövalyesi. İyi derecede Arapça ve Latince bilen bu iki kardeş, birbirlerinden farklı zamanlarda, çok önemli görevlere çıkıyorlar. Adrian tapınak tarafından Hasan Sabbah'ı ve fedailerini araştırmak üzere görevlendiriliyor ancak Dük'e suikast düzenledikten sonra öldürüldüğü öğreniliyor. Orlando ise Haşhaşiler olarak adlandırılan Sabbah ve adamlarının arasına girerek kardeşinin ölümünün ardındaki sır perdesini aralamak zorunda...

Tabi yine Hasan Sabbah, Ömer Hayyam ve Nüzamülmülk üçlüsünün aynı dönemde yaşayan arkadaşlar oldukları bilgisi mevcut. Ne derece doğru bilemiyorum. Eldeki verilere göre aralarında ciddi yaş farkları söz konusu. Ancak her birinin yaşadıkları döneme damga vuran şahsiyetler olduğunu da zaten biliyoruz.

Altını Çizdiğim Cümleler:


* Kelimeler bir silah gibi yaralar ve düşmanın silahlarına sahip olan, onu mağlup edebilir. Dil bilmek, silah kullanmayı bilmektir.

* Birbirimizle anlaşmak için neredeyse sadece kelimeler ve yazı kullanıyoruz. Oysa hissettiklerimiz için ne dar bir cenderedir bu!

* ''İnsanlar hayvanlardan daha aptal!'' dedi adam, ''önce para kazanmak için sağlıklarını feda ediyorlar. Sonra da sağlıklarını tekrar kazanmak için paralarını feda ediyorlar.''

* Hedeften önceki son adımlar daima en güç olanlarıdır.

* Birinde bir çıban varsa, üzerine koyacak soğanı yoktur. Soğan bulduğu zaman da çıban yok olmuştur. İnsan her şeye sahip olamaz.

* Dil, düşüncelere giydirilen bir elbisedir.

Tüm yaratıklar doğaları itibarıyla tembelliğe ve boşvermişliğe yatkındır . Ancak yokluk onları güçlü olmaya iter . Çölün sırrı budur. 

Çocuklar inanır, yetişkinler düşünür, bilginler tanır. Tüm bilgiler, algıya dayanır. Dünya okumayı bilenler için açık bir kitaptır.

Bir kitap insanın cebinde taşıyabildiği bir bahçe gibidir.

Keyifli Okumalar











10 yorum:

  1. Güzel bir yazı olmuş,bu konuda tebrik ederim. Fedailer Kalesi Alamut adlı kitabı okuyan biri olarak onu güzel bulacağını düşünüyorum, bu konuda güzel çalışmalardan biridir diyebilirim,
    Takipteyiz,güzel yapıların devamını bekliyoruz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En kısa zamanda o kitabı da okuyup yorumlayacağım. Çok teşekkür ederim. :)

      Sil
  2. Fedailer Kalesi Alamut'u okudum. Çok beğendim. Alamut hakkındaki diğer kitapları da okumak arzum var. Bakalım.
    Güzel bir paylaşım olmuş..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitaba olan merakım daha da arttı. Teşekkür ederim.

      Sil
  3. Hasan Sabah ve Alamut'a ilişkin Amin Maalouf'un Semerkand kitabını okumuştum uzun zaman önce. O toprakların insanı olunca gerçekten başka anlatıyordu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yazarın kimliğine göre kesinlikle bakış açısı çok değişiyor. Bu da tam bir batılı gözüyle kaleme alınmış bir eser. Sevgiler.

      Sil
  4. Belki söylediklerinde haklısındır. Fazla aşırıya kaçmış kısımlar olabilir. Lakin alıntılar hoşuma gitti. Belki kitabı alırım karşıma çıkarsa. :) Yorum için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir şans verilebilir diye düşünüyorum. Bilgi bilgidir. Farklı bilgiler edinip harmanlayabiliriz. :) Ben sadece aşırı buldum. Onun dışında akıcı ve anlaşılır bir kitaptı. Sevgiler.

      Sil
  5. Öncelikle bu güzel ve açıklayıcı yorumun için ve kitaplara olan objektif yaklaşımın için teşekkür ederim :) Henüz okumadım ama Fedailer Kalesi- Alamut senin için farklı bir alternatif olabilir. Okuduğun zaman yorumlarını bekliyorum çünkü benim de en merak ettiğim kitaplar listesinde. Kitaptaki bazı alıntılar hoşuma gitti. Ellerine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En kısa sürede okuyup yorumlayacağım. Güzel düşüncelerin için teşekkür ederim. Sevgiler. :)

      Sil