İçimizdeki Şeytan-Sabahattin Ali


Öncelikle herkese hayırlı, huzurlu ve bereketli bir Ramazan ayı dilerim.
Ne zaman Ramazan'ı uğurlasam bir sonraki Ramazan'a erişip erişemeyeceğimi düşünür ve erişememe ihtimaline üzülürüm. Çünkü Ramazan ayı benim tüm masumiyetim, çocukluğum ve umutlarımdır.

O eski lezzeti bir daha asla yakalamayacak olsam da bir ihtimal kendi evlatlarımın bunu tatma ihtimali gelir aklıma ve hüzünle karışık bir mutluluk kaplar içimi.

Ah ne güzel zamanlardı...Kış mevsimine denk gelirdi çocukluğumda... Sıcacık yatağımdan kalkıp ziyadesiyle terleten uzun, sarı hırkamı üzerime geçirirdim. Beni sahura kaldıran babamın sesi saatin alarmı gibiydi... Uykulu ve mahmur gözlerle ama keyifle yapılan sahur... Annemin tavada yaptığı enfes gözlemesi... Bir daha hiç aynı tadı verir mi dersiniz? Patlayana kadar midemi doldurduğum eşsiz nimet, su... Şimdi Ankara soğuğunun titrettiği o sahurlara hasretim...

Şimdi ''içimizdeki masum taraf'' feryat figân... O da hasretle bizi beklemekte... ''İçimizdeki şeytan'' ise ayyuka çıktı...

Sabahattin Ali bu kıymetli eserinde her birimizin içindeki şeytandan birer kesit sunmuş adeta. Karakterlerin dünyasına dair derin analizler yapabildiğiniz, onların psikolojilerini anlamaya çalıştığınız ve çokça eleştirmenize rağmen kendinizde onların dünyasından bazı parçalar bulabildiğiniz bir roman İçimizdeki Şeytan...

Ömer, felsefe okuyan ve bir yakınının vasıtasıyla postanede çalışan bir gençtir. Arkadaşı Nihat ile vapurda yolculuk yaparken bir anda gördüğü bir genç kıza aşık olur ve onunla birbirleri için yaratıldıkları hissinin vuku bulmasına engel olamaz. Bu genç kız Macide ise konservatuvarda piyano bölümünü okuyan çok yetenekli biridir. Ömerle Macide'nin yolları nasıl kesişecektir ve hayat onları hangi rüzgarlarla savuracaktır? Kim bilir...


Altını Çizdiğim Cümleler: 

* ''Neden kızıyorsun? Neden şikayet ediyorsun?'' dedi. ''İçinde şeytan dediğin o şeyin en kıymetli tarafın olmadığını nereden biliyorsun? Asıl sebep ve illetlere varabilseniz göreceksiniz ki en zayıf tarafımız dışımızdadır.

* Birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız sahiden birbirimizi aramaktan başka bir şey değilmiş...

Dünyada şimdi onunla yan yana bulunmamamız kadar mantıksız ve lüzumsuz ne vardır acaba?

*İnsanların en zayıf tarafları, sormadan, araştırmadan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayülleridir.

*Zaten anlatmak istediğim bir şey var, bin bir şekle sokup söylemek arzusuyla yandığım bir tek şey: O da sizi sevdiğim. Bunun dünyanın teşekkülünden beri kaç milyar defa tekrar edildiğini unutmuyorum, fakat siz söyleyin, canlılığından bir şey kaybetmiş mi? Kâinatta hiçbir mevcudun olamayacağı kadar taze ve olgun değil mi? Bu öyle bir kelime ki, doğuyor ve doğuşuyla beraber kemali de içinde getiriyor. Sizi seviyorum... Başka ne söyleyeyim?

* İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum; müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok... İçimizce aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...

İşte bu son alıntı benim için üzerine binlerce söz yazabileceğim, konuşabileceğim, düşünebileceğim cümleler barındırıyor... İçimizde şeytan olarak gördüğümüz, bildiğimiz, kabullendiğimiz yönlerimiz çok öyle değil mi? Fakat çoğumuz bu yönleriyle yüzleşmek bir yana dursun onların varlığını itiraf etmekten bile aciz... O halde Sabahattin Ali çok haklı... İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Bakan ama görmeyen, şuursuzca gezip dolaşan lakin idrak edemeyen bir mahluk, bir biçare var...

Kıymetli Yazarımız Sabahattin Ali oldukça akıcı ve düşündürücü bir eser kaleme almış... Kuyucaklı Yusuf'tan sonra listenin ikinci sırasına ekliyor ve beşinci Sabahattin Ali kitabımı okumayı dört gözle bekliyorum...

..Keyifli Okumalar..








14 yorum:

  1. Sabahattin Ali'nin bu romanını henüz okumadım fakat yorumunla birlikte roman hakkında merakım uyandı.Eline ve emeğine sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Duygucum. İnşallah bir an evvel okursun da tartışırız. :)

      Sil
  2. Sabahhatin Ali'nin beş kitabını okudum ancak bu kitabı okuduklarımın arasında değil. Konusu hakkında biraz fikrim vardı ve en kısa zaman da okumak istediklerimden. Senin yorumunu da okuduktan sonra biran önce okurum gibi geliyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. :) Senin yorumunu görmek benim için çok kıymetli. Kitap okuma konusunda örnek alınması gereken insanlardansın. ''İçimizdeki Şeytan'' yorumunu da merakla bekleyeceğim. Sevgiler...

      Sil
  3. Kısa ömrüne çok nadide eserler sığdırmış bir yazar. Kendi sohbetinle başlayıp, Sabahattin Ali ile devam etmen yazını öyle güzelleştirmiş ki şifa gibi geldi. Gerçekten esinlenip içi çok açılacak şeyler yazmış. İnsanoğlu aczininin ardına gizlenmiş. Genellikle saklanmayı seçmiş. Zaafları nedeniyle doğrular işine gelmemiş. Anlamak, hakikatleri görmeye çalışmak gerek.
    Ramazanın mübarek olsun yavrum. Allah ibadetlerini kabul etsin. Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ece Ablacığım. Yorumunu görmek ne güzel! Sabahattin Ali ile ilgili düşüncelerine katılıyorum. Her eseri ayrı bir edebi değer taşıyor ve her birinin oluşturduğu etki bâki. Ne kıymetli insanların yüreğine dokunabilmek... Tıpkı sen ve şiirlerin gibi :) Senin de Ramazanın mübarek olsun. Rabbim gönlünden geçenleri hakkında hayırlı eylesin. Sevgiler...

      Sil
  4. ayy kıyamaam ne güzel anlatmışsın çocukluğunuu :)

    YanıtlaSil
  5. İçimizdeki şeytanla yüzleşir ve onu da kabul edersek ,gerçekten hayatımız değişir diye düşünüyorum.Sevgilerimle :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle. Teşekkürler. Sevgiler :)

      Sil
  6. Sabahattin Ali' nin hiç kitabını okumadım. Okursam Kürk Mantolu Madonna ile başlamayı düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 'Kuyucaklı Yusuf' kitabı benim favorim. Kürk Mantolu Madonna ise zaten kült bir eser. İnşallah bir an evvel okursunuz. Üslubuna ve edebi yönüne hayran olacağınıza eminim.

      Sil
  7. Şeytan dışarıdan, nefs içeriden.
    Bakalım kim galip gelecek bu muharebeden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Galip gelecek olan belki de bizizdir. Nefse hakim, şeytana karşı koyabilmiş.. Bir ihtimal...

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.